.aymayanların zamanı.

.şehirde sıradan bir gün. bir önceki günün/ gecenin ismi ya da anlamı yok, aydınlanmamamış saatlerde dışarda, sokaklardayım. biraz söyleniyordum bu sabahın aydınlanmayışına, bakıyorum ki o arada saatler ve karanlık giderek daha bi çekici geliyor. hem gece hem de gündüz insanı olup arada dengeyi kuruyorum kendimce.

.sıradan gün bir pazar günü, önceki gecenin ismi var ve hayat şehirdeki akışta cumartesi günlerini devirmeli geçiyor. o gecelerin nelerle nasıl devrildiğini bilirim ama uzak artık bana. benim için hala sıradan bi aymamış saatlerin içindeyim günün.

Mahalleden çıkıp Moda’ya doğru yollandım. Kediler, tek tük insanlar-çoğu esnaf-sokak lambaları ve kendi ayak seslerimle ilerliyorum. alışkanlık dışı ara sokaklar yerine ana caddeden yürüyesim geldi, hazır boşken keyfini süreyim dedim. kulağımda yeni keşiflerle caddeye çıkarken bi araba durdu. “afedersin, rıhtım’a nasıl inebiliriz, dönüp durduk çıkamadık” dedi. tarif ettim detaylıca, hani yabancısıdır belki buraların diye.

“afedersin yanlış anlama ama çok sıkılıyorum” dedi ve ben boş bakakaldım. “bak yanlış anlama, sen nereye gidiyorsun, bırakayım seni” dedi. teşekkür edip yürümeyi sevdiğimi ve tercih ettiğimi söyledim ve tam adım atacaktım ki, 3. yanlış anlaşılma korkusu geldi ve “delikanlı kızsın, arabada içki de var, sohbet de ederiz” dedi. gülümseyip teşekkür ettim ve yoluma koyuldum. saat henüz 7 olmamıştı. sokaklarda kim varsa hala aymamıştı ben dahil.

şimdi üzerine düşününce bu kadar yalnızlık, sıkılmışlık ve yanlış anlaşılma korkusu ile eş zamanlı karşılaştığımı fark ediyorum. hepsinden bende de var irili ufaklı.

ayamayanların karşılaşmasından çıkan bu gerçek hikayenin bi de içerde neleri dürtüklüyor şimdi diye bakalım hele. yanlış anlaşılmadığımdan emin olmak, biraz da kesin ve net cevaplar bekliyorum sorularıma. bi yandan da sorularımı da ifadelerimi de sadeleştirmeye ihtiyaç duyuyorum, yoksa süreçte kendimi ya sıkıcı ya da çevremdekileri yoran bi yerde görüyorum. bi de tabi her şeyi birlikte yapma motivasyonum var ki arada tek başıma adım atmaktan çekinir kılan.

ayılamayacağım saatlerde sokaklarda, patikalarda, yollarda yürümek ve böyle rastlaşmaların hikayesiyle gelirim yine.

Posted in denemeler and tagged , , , .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir