.ayıkla mercimeğin taşını.

.kendimi sürekli ince hesaplar yaparken buluyorum. “bugün kaç saat dışarda takılıcam, kuru meyvem var mı çantamda, bilgisayarı nerde bıraksam, eve döner miyim”…

.sabitliğin işlemediği bi düzenim var kesinlikle. ev bulsam, yatağım-odam olsa da ben duramıyorum fazla bi yerlerde.

.bir süredir, uzun bi süre oldu, güzel dostların yanında yaşayıp gidiyorum. bi yerim olsun, yerleşeyim, bi köşe yapıp da iyice benimseyim halinden pek uzak hep o gelip geçici haldeyim. bu bi şikayet ya da serzeniş değil, öyle bi hal bildirimi. velhasıl bu hal beni kimi zaman iyice yersiz yaparken sırtımda çantam eve dönüştü, çeşitli yerlerde saçılan eşyalar toplanamaz hale geldi ve en nihayetinde küçüldüm.

.küçül de cebime gir kıvamında takılırken bi yandan da “hadi daha küçük bi yere yerleşeyim” halleri de yüksek tabi. bütün her şeyi öylece bırakıp yola çıktığımda bundan 6 sene önce çok başka değildi kafam ama olanlar ve sürüklendiğim hal farklıydı. kontrolü bırakmıştım ama bi teslimiyetten öte bi razı olma haliydi. ne istediğini bilmeyen genç ve çömez bi hatundum. kendimi ifade edecek, var edecek her şeyi de nerdeyse yok etmiştim. işte bunların üstüne artık “küçül, planlama, yola çık, özgürleş ve kaybolmaya izin ver” kabulüne geldim.

aklımda bitmeyen deli sorular titreşirken, sormaya, “acaba”lı cümleleri rafa kaldırıp harekete geçmeye başladım.

bu bahar beni nerde bulursunuz bilmiyorum. moda-kadıköy fahri muhtarlığını çok sevsem de kendi alanıma ve biraz da hayallerime doğru net adımlar atmaya başlıyorum. ayıkladım hep taşları, elimden geldiğince en mükemmel şekilde, şimdi bırakayım da filizlensin.

Posted in denemeler and tagged , , , .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir