The Entrance Band / Her renkten bir ton

Albüm yazıları.1 / The Entrance Band – Face The Sun

Label: Beyond Beyond Is Beyond Records ‎

19 Kasım 2013
Detaylar: Discogs.com

Albüm dinlemek diye bir adet vardı eskiden. Ben kaset dönemine yetiştim ancak fakat plak dönemi geri geldiği için onu da tatma fırsatım oldu. Kaset alındı mı defalarca bir dinlerdim iki yüzünü de. Sonra bir parçaya takıldıysam ve evde de yalnızsam, mütemadiyen başa sarar sarar dinlerdim. Sonra bu teknoloji daha da ilerledi ve mixtape yapmaya başladım kendime daha teknolojik müzik setinde. Sevdiğim çeşitli parçalar, kendi kafama göre bir sıraya girerdi o kasetlerde. Sene 1995-96 filan olsa gerek. Ne olursa olsun albüm dinlemek ayrı bir keyifti. Mixtape olayı çok özeldi ve orjinal kaseti mahvetme korkusuyla bir nevi yedekleme idi benim için.

Uzun lafın kısası olmaz, çok özledim böyle analog halleri derken karşıma karışık Spotify listelerinden bir parça çıktı. Parça kendi mixtape’ini yaratmıştı sanki. Parça bu kadar renk renk ton ton ise albüm nasıl ola ki diye bir girdim içine ve işte bu yazı serisini başlatmaya karar verdim.

Albüm dinlemek, baştan sona bir kitap okumak, film izlemek mevcut hayat akışım içinde oldukça uzak kavramlardı. İşe girizgahı yapmak müzikten oldu.

Manidar bir şekilde The Entrance Band isimli grubun Face The Sun albümü gelmeyen baharın esintili, karanlık havalarından bayıltan sıcaklara geçişli bir hava taşıyordu. Guy Blakeslee, Paz Lenchantin ve Derek James üçlüsünden oluşan grup Blakesee’nin “Entrance” isimli solo projesinden bu haline dönüşmüş ve 2006 yılında Chicago’da kurulmuş. Tarz olarak bir yere oturması kolay olmayan ama saykodelik tınılar ile 90’lar hissini damakta bırakan grup 2009’da kendi isimlerini taşıyan ilk albümü yayınlamış.

Bu yazıya  vesile olan albüm 2013 yılında yayınlanmış olsa da hisleri ve zamanı oldukça karışık. Baştan sona bir renk spekturumu tablosuna bakıyorken bir anda ortamda gelişen doğaüstü olaylarla renklerin algısı da değişiyor. Haftalardır durmaksızın dinlediğim albümü tavsiye ettiğim pek çok insandan duyduğum yorum; “bu aynı albüm mü/ sanatçı mı” gibi o fakrlılığın yarattığı bütünlüğü hissettiyor.

70’lerin birtakım saykodelik ve grungevari halleri, vokaldeki değişken tavırlar her türlü bu grubu zamansız ve dönemsiz yapıyor. 90’larda çok yakın hissettiren vokal tarzlarını yakalamak, bir yandan müzikal olarak da daha geniş bir spekturumda gezinen melodiler içinde yolculuk yapmak oldukça keyifli. Bir anda karanlık tonların içinde yüzerken arkadan gelen Güney Amerika kokulu flüt sesiyle şamanik bir kutlama içinden çıkıveriyorum.

 

Albümdeki parça listesini şuraya bırakıyorum;

1 Fine Flow
2 Medicine
3 Spider
4 The Crave
5 No Needs
6 Fire Eyes
7 Temptation
8 Year Of The Dragon
9 Night Cat

Afiyet olsun:

Bandcamp

Spotify

Posted in müzik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir