içerdekiler.3

yine günlerden bugün. ne zaman bugüne vardığımı hatırlamıyorum. sabah baştankaraların ötüşleriyle uyanıp da sadece olanı görmek istediğim bir gün. sessizce ahşap duvarlar arasında uyanıp da denize tepeden bakıvermek istedim. geceden kalan sesler ve düşüncelerin üstüne taze bir an yaratıyorken sessizliğin tadını hatırladım yeniden. günün getireceklerinin belirsizliğinde ve tazeliğinde bir rahatlık […]

Devamını oku

içerdekiler.2

seri halinde işler yapmayı seviyorum. birbirini takip etse de tekil olarak da anlamlı(?) olan etkinlikler, paylaşımlar. kendi içimde bağımsız hikayeler yazmayı ve onları birbirine bağlamayı, aynı anda pek çok farklı alanda fink atmayı ve konudan konuya atlamayı da hayatım boyunca çok kolay buldum. belki de bu kolaylık sayesinden hayatımın her […]

Devamını oku

içerdekiler.1

hiçbir şey olmazsa sabah olur bir duvar yazısı günler rutinlerle dönmeye başladığından beri tüm yükselen duygular biraz daha az dışavurumcu. bir fırtına öncesi sessizliğini çağrıştırmayan bir hal. ilk kez ziyaret ediyorum bu evi sanki, ya da ilk kez evi hissediyorum. her an inip çıkmaya hazır halet-i ruhiyem bu aralar uykudaymış […]

Devamını oku

kayıp

Yazılar, konuşmalar, mesajlar, ses kayıtları derken iletişimin bin türlü yolunu yeniden keşfediyoruz. Kolektif olarak farklı bir araya gelişlerin yollarını arıyoruz. Zaman zaman bir araya geldiğimiz, bir masa etrafında toplandığımız zamanları yâd ederek ekranlar başında sofralarda buluşuyoruz. Günlerin takibini yapabilir hale yeniden gelmeye başladım. Yeni oluşan rutinler, havaların ısınmasıyla bahçede canlanan […]

Devamını oku

.öfkenin rengi.

emek ve gönüllülük kavramlarından bir hak/ haksızlık sorgulamasına ordan da bir duygu fırtınasına doğru giden yolun ortasında bir yerlerden sesleniyorum. Gün erken başlıyor, kuşlar cilveleşme ve yemek peşinde iken ben de yataktan kalkmanın. Kendime ayırdığım saatler giderek uzuyor ve gün de onunla birlikte esniyor. Yastık ve battaniyelerle kendime yarattığım tahtvari […]

Devamını oku

sahne arkası

evde ne kadar dip köşe vardıysa oralara girip temizlik, düzenleme yapıldı ise, mutfakta bütün yaratıcılıklar denendi, görüntülü görüşmeler, online dersler tamamlandı ise şimdi biraz da bütün bunları yapan beden-zihin patikalarında bir yürüyüşe çıkalım. bedenlerin daha az yorulduğu ve zihnin binbir çeşit bilgiye maruz kaldığı bir dönem haliyle. evlerde kalma lüksü […]

Devamını oku

kendimle oyun

“-birileriyle görüşüyor musun? +… Elindeki küçük ekrana bir süre baktı, ışığı sönünce fark etti zihniyle bedeninin başka yerlerde olduğunu. ve kendi nefesinin sesi duydu ve…” diye bir hikayeye başlayacakken aslında bu kendi hikayem, dümdüz anlatayım dedim. Bir süredir gün takip etmeyi bırakmıştım, bazı günler kendi sesimi şarkı söylediğim anlar dışında […]

Devamını oku

öz-lem

Elbette seni inciteceğim. Elbette beni inciteceksin. Elbette acı çekeceğiz. Ama bu varoluşun mutlak koşuludur. Bahar olmak, kışın riskini kabul etmek demektir. Var olmak var olmama riskini kabul etmektir. Antoine de St-Exupery arada insanın canını sıkması, moralini bozması iyi bir şeymiş. böylece insan hep yüksek yüksek olup da bir anda düşmüyormuş. […]

Devamını oku

durakta kimse yok

günlerin birbirine girdiği, zaman genişledikçe bedenimin sıkıştığı bir dönem. belirsizlikle kalmak ve orada öylece durmakla ilgili yeni gerçekler yüzeye çıkıyor içerden. epeydir böyle yalın bir yalnızlık içinde kalmamıştım. çokça arzuladığım ve barışık olduğum bir hal idi. içinde kaldıkça değişik renkler ve tatlar vermeye başladı. yaşadığım mekanı, ev haline getirenleri, güzelliklerini […]

Devamını oku

baharın haberi yok gelişinden

bilmediğim bir ülkenin diliyle karşılaşmış gibiyim. her şey o kadar yabancı ki, anlamadığımı belli etmemek için yapabileceğim tek şey durmak ve sessizliğin tadına varmak. içimde bitmeyen kelebek kanadı çırpışlarına, nehirler dolusu akan gözyaşları da eşlik ediyor. sınırlardaki insanlığın ve şiddetin gerçekliği ile kendi “kişisel alanıma dair büyük dertlerim(!) birbirine karışıp […]

Devamını oku