.akan suyu durdurabilir misin?

öyle bir hız ki göremiyorum bile neyin geçtiğini. gece ve gündüz bile ayırt edilebilir değil.

-saat kaç?

+bilmiyorum, çok oldu buraya oturalı.

-biraz daha çay

+sıcak iyi gelir.

gözlerimi kapadığımda uğultulu bir sessizlik hakim içerde. organlarımın sesini duyuyorum sanki, damarlarda süzülüp akan kanımın, sinir hücrelerimin hatta. bir üflemeli çalgının sesi geliyor odadan, bedenimi fark ediyorum ve nefesimi duymaya başlıyorum. uğultuya yeni katman ve dış ses. bedenim hareket etmek istiyor ama sanki her bir kasıma kilit vurulmuş gibi. görünmez hareketler geliyor içerde kıpraşan minik canlılar var. oturduğum yerde sallanıyorum, titriyorum, kasılıyorum ve rahatlıyorum gözlerimi açtığımda. etrafa bakıyorum, yavaş çekimde bütün hareketler. katman katman buzları çözülüyor sanki bedenimin. sıcak bir hava katmanı kalkıyor üstümden. serin ve ıslak bir his var kollarımda, kalkamıyorum ama hareket edebiliyorum.

-burda mısın?

+hala nefes alabiliyorum

-çok mu neşeli bu halim sana göre?

+yooo… sadece her şey çok hızlı ve boş

ezan sesi bu aralar bir uyanışa çağrı. sahur saati bi nevi vakt-i kerahat habercisi. uyumakla ayık kalmak arasında duruyorum. duran bedenim, zihnimde bir festival var, ama sesi kısık, duyamıyorum. renkler iç içe. duymaya çalıştıkça kayboluyorlar. uğultusu bile yok. boşluğun içine düşsem manzara tam da bu olurdu heralde. şu an düşmek üzereyim.

+…sesim çıkmıyor

-(kahkahalar)

+biraz uyusak mı?

-hadi gel serelim çarşafını

yatak yakın, çok yumuşak hareketlerim, yavaş değil, yumuşak. bugün de bitti. yeni gün de başlamak üzere. uyku güzel bir sığınak. rüyalarda gezinti. hadi günaysın kendince. ben uykuya bırakıyorum.

Posted in denemeler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir