.destek.

“biri sanki kalçamdan tutuyor, hareket etmeme izin de veriyor, beni destekliyor da”

ne çok özledim bir şeyleri. bazen tam ne olduğunu bile tanımlayamıyorum. bi mekan, bi koku bazen de bir cümle gelip duruyor gözümün önüne. yürüdüğüm sokaklar, duraksadığım banklar ve önünden geçip geri döndüğüm vitrinler.

geçmişte sırtımı dönüp küstüğüm, kırıldığım, kızdığım anların pek çoğu uzakta, limandan çıkalı epey olmuş bir geminin dumanı gibi, ondan dahi eser kalmamış. eski kabileye dair izler var, hem de tatlı tatlı hislerle. ne zamandır bunu hissetmediğim için şaşkınım. biraz da buruk. bu kadar zaman neyin yasını tutup neye küstüysem şimdi sadece boşluk olarak varlar.

hayatımda boşluk doldurmak konusunda kendimle bile yarışırım. şimdiyse o boşlukları genişletmenin peşindeyim. bedenin içinde, zihnin içinde, mekanda genişlemek. yaptığım şeylerin içini doldururken kendim için boşluklar bırakmayı da böyle böyle öğreniyorum.

eski kabile demiştim ya, geriye kalan hissi “destek”; şimdilerde daha çok ihtiyacını hissettiğim. gözümün önüne gelen sahneler sadece boş mekanlar, içini dolduran kabileler ve bilgelikler ise her yerde. her şey sonuna kadar aynı kadro ile devam etmek zorunda değil, kabilenin yeri, amacı, birlikteliği değişebilir. yeni ve eski biraraya gelebilir, üretebilir, durabilir. bütün olasılıklar içinde en çok da boş olabilir.

“destek” noktalarımı hareket ederken, yönerge verirken daha kolay algılayabiliyorum. belki de ömrümün çoğunluğunu harekete ve onu araştırmaya, kendi çıkış yollarımı aramaya verdim. şimdilerde tüm o yoğun ve aksiyonlu hayatın içinde kendi boşluklarımı yaratmayı çalışıyorum.

bana destek noktalarımı hatırlatan, bunu bilmeden geçmişte yapan, şimdide var olan herkese teşekkürler.

Posted in denemeler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.