İçeriğe geç

.hazır tükenmişken.

2 Ağustos 2023 ve bu senenin de limitlerini aştığımızı bildiren haberlerle güne uyanmışken hayatımızdaki tükenmişlikleri onurlandırabiliriz.

sevdiğim insanlarla bir sofraya oturup da keyifle kadeh kaldırmanın ekstra tüketim olduğu dünya gerçekliğinde “yapamamaktan” tükendiğimi de ilan ediyorum.

sevgiyi, huzuru, neşeyi filtresizce paylaşayım hevesimin tükendiği, içimdeki öfke ve gerilim patlamalarını yaşarken etraftaki diğer patlamalarla birlikte coşkulu bir tükenmişlik treni.

dostlarımın, ailemin, sevdiceğimin değerini bilip de yansıtamadığım, o patlamalar arası nefeslerimi düzenleyip ancak yaşamaya devam edebildiğim tükenmişlik balosunda hangi şarkı sizin?

bir yandan da tozlanmış kaynaklarımla buluşmaya başladığım bir dönem. ne kadar zor da olsa o bitkinliğin içinden yaratıcı ve yapıcı olana varmaya çabalıyorum. sınırları değişen ilişkiler denkleminde uyumlanmak ve bazen de uyumsuzluğumla var olmaktayım. bu yine de tükenmişliği değiştirmiyor. ne dinlenme, ne uyku, ne sessizlik. daha kökten çözümler ve yeniden başlamaklar gerekli. şimdi biraz daha yalnız ve tek başına.

kendimden önce başkalarını gözetmekten vazgeçtiğim noktada bencil tınlayan isteklerimi dile getirip redddedilmeyi de göze alıyorum. bir yandan kendimi bitirdiğim yerden yeniden başlıyorum ve şımarıyorum. hatta bazen küsüyorum ve yoluma bakıyorum.

tatlı, uyumlu, her şey halleden yapı (özgül’ün deyimiyle çat-pat organizasyon) şimdilik sadece kendi küçük konfor alanım için işlemekte. herkesin ihtiyacı kendine, benim de kırıldığım, kırdığım ve sonra da onarımda kendimi unuttuğum günleri geride bırakıyorum. toprağa yakın yaşadığım dönemde de unutmaya başladığım noktada uyandığım öz-bakım konusuna geri dönüyorum. belli döngülerde tekrar eden bu tükenmişlik, dünyada da bireysel ve toplulumsal alanlarımızda da bizi yanıltmaya, tüketmeye devam ettiği yerden selam ediyor. burdan ne alır, ne anlarsan insanlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir