uzaksen misin?

.yıl 2009. yok yok burdan başlamayacağım hikayeye. .kendimi mesafeli, soğuk, asosyal kabul edip de bu kabul ile daha katı ve sert bir kabukla dolaştığım günler çok da uzak değil bugünden. zaman zaman dandun kapadığım kapılar, kalın kalın ördüğüm duvarlar, içeri kaçıp da çıkmayan oyun bozan çocuksu haller. ooo say say […]

Devamını oku

bağlantıda olmak mı/ kalmak mı/ kopmak mı?

günümüz teknolojisi bizi hep bir ağa bağlı tutma vaadinde. internetsiz kalmak mı, aç kalmak mı? bir yandan işleri kolaylaştırırken, her şeyi hızla parmaklarımınız ucuna, gözümüzün önüne getirirken kendimizle, çevremizle kurduğumuz bağlantıyı da sürdürebiliyor muyuz? bu sorular ve tanımlamalar benim zihnimin içindeki çalkantılardan bir demet. bi an geliyor ve her şey […]

Devamını oku

.akan suyu durdurabilir misin?

öyle bir hız ki göremiyorum bile neyin geçtiğini. gece ve gündüz bile ayırt edilebilir değil. -saat kaç? +bilmiyorum, çok oldu buraya oturalı. -biraz daha çay +sıcak iyi gelir. gözlerimi kapadığımda uğultulu bir sessizlik hakim içerde. organlarımın sesini duyuyorum sanki, damarlarda süzülüp akan kanımın, sinir hücrelerimin hatta. bir üflemeli çalgının sesi […]

Devamını oku

.“eee.. hayır” .hava soğumuştu dışarı çıktığımda. belki sinemeya giderim, bi sıcak çay içer ve kitap okurum ya da diye düşünürken tanıdık her yer çok kalabalık geldi. konuşmak, anlatmak, dinlemek değil bu akşam dinlenmeye çıkmışım sokağa. kulağımda güzel müzikler, sanki ben hep duruyorum da taş gibi insanlar nehir gibi sıyırıp akıveriyorlardı […]

Devamını oku

.ayıkla mercimeğin taşını.

.kendimi sürekli ince hesaplar yaparken buluyorum. “bugün kaç saat dışarda takılıcam, kuru meyvem var mı çantamda, bilgisayarı nerde bıraksam, eve döner miyim”… .sabitliğin işlemediği bi düzenim var kesinlikle. ev bulsam, yatağım-odam olsa da ben duramıyorum fazla bi yerlerde. .bir süredir, uzun bi süre oldu, güzel dostların yanında yaşayıp gidiyorum. bi […]

Devamını oku

.bak bugün kaç gün yaşadım.

.bir gün içinde birçok gün yaşadığım zamanlar. uykudan uyandığımda yarım bir gün bitmişti zaten rüyalarda. hafif karanlık sokaklardan her zamanki güzergahta biraz daha seri adımlar atıyordum. aceleci gibi değil de daha bir heyecanlıydı adımlar. güneş doğup da ısıtacak düzeye geldiğinde içimde biraz burukluk, biraz özlem buldum. bir şeyleri hem kaçırmış […]

Devamını oku

.tekerrür.

.defalarca aynı şarkıyı dinleyenlerden misin? ben kesinlikle onlardanım. dün gece Estas Tonne ile zamansız bir yolculuğa çıkana kadar kafamda mütemadiyen çalan melodiyi kulaklıklarımdan defalarca dinlerken bir de eşlik ediyordum. her gün yeniden başlıyoruz. her an yeniden başlıyoruz belki de. bitmeyen bir şarkı gibi. sabah gün doğuyor, aynı ya da farklı […]

Devamını oku

.boyutsuz ve zamansız hal.

  birbirini kovalayan günlerin içinden geçip giderken bir kuş sesi, bir melodi, bir bakış, bir gülüş, birçok gözyaşı “yaşıyorum yahu” dedirtmeye yetiyor. kağıtlar daha çok nasibini aldı bu ara benden. her karanlık sabah yürürken duyduğum kuş sesleriyle biraz daha yakınlaştım kendime. uzaklaştığım şeyleri ise fazla sorgulamadım. bir sürü hikaye içinden […]

Devamını oku

.aymayanların zamanı.

.şehirde sıradan bir gün. bir önceki günün/ gecenin ismi ya da anlamı yok, aydınlanmamamış saatlerde dışarda, sokaklardayım. biraz söyleniyordum bu sabahın aydınlanmayışına, bakıyorum ki o arada saatler ve karanlık giderek daha bi çekici geliyor. hem gece hem de gündüz insanı olup arada dengeyi kuruyorum kendimce. .sıradan gün bir pazar günü, […]

Devamını oku